Üye Girişi

anasayfa iletiþim arama

Video


image image image
BERAT KANDİLİ
MEZARLIKLARIMIZ
Bakırlı Köyü Yayla Şenliği
BERAT KANDİLİ   Değerli Hemşehrilerimiz, Bu mübarek gecede geçmiş günahlarımızdan affımızı dileyelim.
MEZARLIKLARIMIZ   Mustafa Okçu'nun Talebi üzerine Köyümüze ait bütün mezarlıklar fotoğraflandırılarak , web sayfamızda yayınlanmıştır.  
Bakırlı Köyü Yayla Şenliği Konu            : Yayla Şenliği
Yer              : Çankırı – Şabanözü Bakırlı Köyü Yaylası
Tarih            : 12-13 Haziran 2010
Sıra No         : 13. Yayla şenliği
evlilik PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Pazar, 28 Åžubat 2010 21:45

EVLENDİRME-DÜĞÜN TÖRENLERİ:

a) Kız İsteme:

Gelin adayı iki şekilde belirlenir.
- Gelin ve damat adayı anlaşır ve konu ailelere duyurulur.
- Görücü usulüyle kız istenir.
Her iki şekilde de gelin adayı ailece benimsenirse, kız istemek için oğlan anası yanına birkaç komşu veya akraba kadını alarak kız evine gider ve "Biz Allanın emri ve peygamberimizin sünneti ile kızınızı oğlumuza istemeye geleceğiz" diyerek gelin adayının anne ve babasının iznini ister. Kız aileside "Biz kendi aramızda düşünelim, yakınlarımızla görüşelim, kısmetse ve Allahta yazmışsa ne diyelim derler, bu davranış olumlu demektir.
Birkaç gün sonra olumlu işaret gelmiş ise, oğlan tarafından anne-baba ile akraba ve komşulardan birkaç kişi ile tekrar gidilir ve yine "Allahın emri Peygamberimizin Kavli ile kızınızı oğlumuza istemeye geldik" denir. Karşılıklı konuşmalardan sonra kız tarafı olumlu cevap verir, gelin adayı dünürlere çay veya kahve verir. Birkaç gün sonra oğlan evi tarafından hazırlanmış yemekler, çay kahve, şeker ve çikolata kız evinde iki tarafın yakınları ile yenir. Artık iki genç sözlüdür. Buna söz ekmeği denir.
Söz ekmeğinde, geline ziynet ve çeyiz olarak ne yapılacağı, konuşulur, tarafların alacakları bir listeye geçirilir, süt parası ve başlık parası tespit edilir, yüzük takılacağı nişan günü kararlaştırılır.
Nişan gününde oğlan tarafı imamın da dahil olduğu bir heyetle kız evine gelir, yüzükler davetliler huzurunda takılır, oğlan tarafından alınan bir kısım takılar da kıza takılır. Düğün günü tespit edilir.
Düğüne başlamadan bir kaç gün önce Resmi nikah işlemleri yapılarak düğüne
karar verilir.

b) Düğünün Başlaması:

Düğünler köyümüzde genellikle mahalli çalgı olan davul-zurna eşliğinde üç gün üç gece sürer. Düğünlerin umumiyetiyle Salı veya Cuma günleri başlayıp.Perşembe veya Pazar günleri sona erer.
Düğün kararı köyün Başağaları ile verilir. (Köyümüzde gençleri yönetmek, düğünlerde,imece çalışmalarında, komşu köylerle olan ilişkilerde, karşılama ve uğurlamalarda gençleri disipline eden,onlara yol gösteren Büyük ve Küçük Başağa'lar vardır. Bu Başağalar yol yordam bilen, askerliğini yapmış, saygın kişiler arasından tüm gençlerin açık oyları ile bir yıllığına seçilir.)
Düğüne karar verildikten sonra Başağalar, Düğün kahyası aracılığı ile köyün tüm delikanlılarını toplar. Gençlere- Uşağa- yarın ' ikindi camicisi çıkışında bayrak dikeceğiz düğünümüz var1 der. Belirtilen zamanda düğün odasının önünde toplananlar, davul-zurna eşliğinde bayrak alarak oğlan evine varır. (Bayrağın gönderine bolluk simgeleyen elma batırılır) Oğlan evinin çatısının uygun yerine bayrak dikilir. Düğün sahibi davulcuya bahşiş verir. Aynı ekip kız evine varır, davul zurna çalınarak düğünün başladığı duyurulur.
Bu arada, Okuyucu adı verilen bir kişi, düğün davetiyesi olarak içinde 3-5 şeker konulmuş külahlarla, hısım, akraba, eş, dostu ziyaret ederek okuntuyu (davetiyeyi) dağıtır, düğün sahibinin selamı ile düğüne buyurun der.
Düğünün ilk günü damadın yakın akraba ve dostları kız evine 'Esvap kesmeye’ giderler. Cumartesi günü öğleden sonra oğlan evinden kız evine kına ve çeyiz götürülür. Kız evinde yakılacak kınaya bütün genç kızlar davetlidir.
Düğün süresince davul- zurna çalınır. Zaman zaman gençler halay çekerler, bu arada eğlenceler tertiplemek amacıyla düğün odası tanzim edilir, ve düğüne katılanlara hizmet edecek bir düğün kahyası görevlendirilir. 1 .ve 2. Günü akşamları davul- zurna eşliğinde sinsin oynanır. Düğün odasında sazlı eğlenceler tertiplenir.
Düğünün 1. Günü davetlilerin hediye takmaları amacıyla kız evinde takı düzenlenir. Takılan hediyeler, hediyenin ne olduğu ve kim tarafından takıldığı açık olarak duyurulur.

c) Gelin evinde Kına:

Düğünün ikinci günü yatsı namazından sonra, damat tarafından kadınlar, davul zurna eşliğinde kız evine gelirler, beraberlerinde sırmalı bohçaya sarılmış tepsi içinde kına ve çerez götürürler.
Kına evinin korunması ve güvencesi sağdıç babası tarafından sağlanır. Sağdıç anası ve kınaya gelen genç kızların ve gelinlerin eğlenmelerini, oynamalarını sağlar. Türkücü kadın bulunur, türkücü kadın tefle tempo tutarak oynak türküler söyler. Oyuncular zil veya kaşıkla karşılıklı ikişer kişi olarak oynarlar.
Eğlencenin sonuna doğru, yaşlı kadınlar ve dua yapacak hoca kadın ortaya gelir. Bu arada gelinin kız arkadaşlarından birisi orta yere bir yastık kor ve üzerine oturur. Sağdıç anası ve bir kız gelini getirilir. Yastıkta oturan kız bahşişini alarak yerini geline verir. Gelin kız yönü kıbleye gelecek şekilde yastık- veya sandalye-üzerine oturur, hoca kadın dua okur, gelin kız hoca kadının ve yaşlı kadınların elini öper. Bilahare kına yakılmak üzere gelin tekrar oturtulur. Yakılacak kına orta yere getirilir. Gelinin ve isteyen kız arkadaşlarının eline ve ayaklarına kına yakılır. Bahşişler alınır. Bu işler sırasında hoca kadın ve gelinin kız arkadaşları tarafından hep bir ağızdan şu beyitler söylenir.
Atladım girdim eşiği
Sofrada kaldı kaşığı
Kız anasının yakışığı
Al yeşil kınan kutlu olsun
Bunda dirliğin tatlı olsun
Ufak mercimek bitti mi
Dağnan taşın tuttu mu
Kız anasını unutur mu
Al yeşil kınan kutlu olsun
Bundan dirliği tatlı olsun
Hani bu kızın anası
Elinde mumlar yanası
Başına devlet konası
Al yeşil kınan kutlu olsun
Bunda dirliğin tatlı olsun
Baba Bursa’ya vardın mı
Bana mest papuç aldın mı
Gelin olacağımı bildin mi
Al yeşil kınan kutlu olsun
Bunda dirliğin tatlı olsun
Kamış biçtim sazı kaldı
Ördek uçtu kazı kaldı
Ananın tek kızı kaldı
Al yeşil kınan kutlu olsun
Bunda dirliğin tatlı olsun
Elimi yuduğum pınarlar
Sıva çaldığım duvarlar
Gezip oynadığım bağlar
Al yeşil kınan kutlu olsun
Bunda dirliğin tatlı olsun.
Kınası yakılan gelin kız bundan sonra boş bırakılmaz, Kız arkadaşları yine aynen oynar güler, o geceyi beraber geçirirler.

d) Oğlan tarafında kına:

Düğün odasında erkekler toplanır, oyun oynanır, eğlenilir, Eğlence bittikten sonra damada kınası yakılacaktır.
Kına genellikle sinsin ateşi başında (hava soğuksa odada) yakılır. Kına yakmak için bir kına yakan birde su koyan görevlendirilir. Kına karılırken su koyan su akmıyor diyerek yol adı altında bahşiş alır. Kına karılır, bu defa kınayı yakacak "damat elini açmıyor" der katılanlarda yardım toplanır, damat elini açar.
Kınayı yakacak kişi, "Anası, babası, amcası, dayısı, yaranı, yoldaşı, gelin güveyi kınası yakalım" der, katılanlar "hayırlı olsun" derler.
Karılan kına damadın eline sürülürken kınayı yakan kişi,
Elimi sürdüm astara
BileÄŸim kesti testere
Mevlam şirin göstere
Yiğidin kınan al olsun
Yar elin mübaberek olsun
Biner atın iyisine
Gider yolun kıyısına
Çağırın bey dayısına
Yiğidim kınan kutlu olsun
Yar elin mübarek olsun
Atladım geçtim tunayı
Ağlatman garip anayı
Akranın yaksın kınayı
Güveyim kınan kutlu olsun
Yar elin mübarek olsun
Hani bu yiğidin babası
Elinde mumlar yanası
Ulu devlete eresi
Yiğidim kınan kutlu olsun
Yar elin mübarek olsun
deyişi ile kınayı yakar, Fatiha diyerek bitirir.
Damadın eline kına yakıldıktan sonra artan kına bekar gençlerin eline yakılır. Davetlilere çerez dağıtılır, eğlence geç saatlere kadar devam eder. Ki na merasimi sona erdikten sonra damat sağdıç evine götürülerek dinlenmesi sağlanır. Arkadaşları yalnız bırakmaz.
Sağdıç, Güveyin "Damadın" en yakınının erkek çocuğu olur. Sağdıç evliliği bilmeyecek kadar küçüktür. Sağdıcın giydirilme masrafını oğlan evi karşılar. Sağdıcın hediyesi de güveyi hediyesi ile birlikte verilir. Sağdıç babası düğün ile ilgili birçok ağır görevleri üstlenir.

e) Dan Davulu:

Düğünün 3. Günü sabahın erken saatinde, şafaktan önce düğün odası önünde davula 5 ila 6 tokmak vuruşu ile çalınan davuldur.
Bu işaret köy delikanlılarının odaya çağırılması işaretidir.
Başağaların belirteceği zaman içinde gelen uşak'lar cezadan kurtulur. Zamanından önce gelenler ve geç kalanlar cezalandırılır. Geç kalanların evlerine bekçi gönderilir. Bekçi o kişi evde tutar, dışarı çıkmasına mani olur, şayet o kişi bekçiyi kandırıp evinden çıkıp odaya gelirse onun cezası bekçiye verilir.
Evlerinde kalanlar için, davul-zurna eşliğinde erken saatte uşakların kalabalığı ile o eve varılır, kapı önüne çekilen eşeğe o kişi yakalandığı kıyafeti ile ters olarak bindirilir. Eli yüzü ocak karası ile karalanır.boynuna koluna eşyaları verilir,gülünç duruma getirilir. Böylece geç kalanlar hep toplanır. Köy odalarının önünden geçerken eşeğe ters bindirilmişlere su atılır, kül serpilir, düğün odasında temizlenirler. Hep beraber sabah yemeği yenilir, usulsüzlükler cezalandırılır. Çoğu zaman cezalar 1-2 Kg. şeker veya tatlı aldırmadır.

f) Güye Donatma - Damat Başı Donatma:

Düğünün 3. Günü sabahı, düğün odası önünde toplanan düğüncülerden On
Onbeş delikanlı davul- zurna eşliğinde sağdıç evinden güyeyi getirmeye giderler.
Kalanlar güveyi donatılacak alanı düzenlerler. Yaşlı insanlar için kenarlara yatak sererler,güveyinin dikileceği yere bir halı serilir, güveyinin giysileri bir sini üzerine konarak alana getirilir. Orada hazır bulunan hoca veya bu işleri bilen tecrübeli bir kişi güyenin yönünü kıbleye çevirir, güveyi ellerini göbeğinin üstünde kavuşturur. Hoca Amin diyerek yüksek sesle dua okur, fatiha denildikten sonra Hoca, "Eşi dostu yaranları buyurun güye donatalım" der, orada bulunanlar "hayırlı olsun" derler. "Amcası dayısı, halası, teyzesi gelin güye donatalım" ve "Hayırlı olsun" denir. "Hısımı, akrabası, konusu, komşuları buyurun güye donatalım" ve "hayırlı olsun" denildikten sonra, damadın anasının, babasının ve sağdıç babasının hediyeleri ilan edilerek "Bereket versin" denilerek alınır.
Hediye verenin adı bağırılarak hediyesi söylenir ve sağdıcın önüne atılır. Bundan amaç güveyinin ev olmasına yardımdır. Bu hediyeler para ve eşya olduğ u gibi, tarla, bahçe, damızlık hayvan da olabilir. Hediyeler için teşekkür edilir. Güveyin gözlerinden öpülür, güveyi de sağdıcın gözlerinden öper.
Damat donatılırken, damat başı donatma duası yaparak damada yeni, yani damatlık giysilerini temsili olarak giydirir ve şu dualı beyit okunur.

Evvela diyelim euzu besmele
Saniyen diyelim hammele, salvele
Sözüm nasihattir kabul edene
Salavat verelim Muhammedesalavat.

Evvela zikredelim ulu Allahı
Bu işin mübarekliği için Fazlı Bismillahı
Hayırlara Fatiha eyle Hayran ilahı
Gafil olup unutma yüce Allahı

Gelen geçti, konan göçtü Ya bu donu biçti
İdris Aleyhisselam biçti
İdris Aleyhisselam ruhuna,
BeÅŸ vakit kim sahibine, din gayretine,islam kuvvetine
Şevketli Türkiye Cumhuriyetimizin eyyamı
Devletine AÅŸk ile diyelim bir Allah Allah

(Kuşak Kuşatma)- Bu yol kimden kaldı uludan,
MevlutMuhammed"den muruvet Aliden
Kuşak kuşatmak kimden kaldı Ol Hacı Bektaş Veliden
Kuşatalım uğura, uğurumuz hayıra
Salavat verelim Muhammed'in gül cemaline
Muhammedesalavat
(Yağlık Verme) Daim secdeden kaldırmazdı yüzünü
Hakka teslim etmiş idi özünü
Sorarsanız Şit Aleyhisselam dokudu bu yağlığın bezini
Åžit Aleyhisselam ruhuna,
BeÅŸ vakit sahibine, din gayretine,
İslam kuvvetine,
Şevketli Türkiye Cumhuriyetimizin eyyamı Devletine
AÅŸk ile dileyim bir Allah Allah
(Kese Verme) Sokayım beline püsküllü kese
Mevlam kısmetini versin etme sen tasa
Kesesinden harçlığın eksik etmese
Ey bağrı Hûda, kesesi dolu yiğitler ömrü uzun ola
Salavat verelim Muhammede salavat (Yelek Giydirme) -
(Yelek Girdirme) Anne seni büyüttü çok verdi emek
Atan dua ederse kabul olur dilek
Giydirelim sana biri Atlas yelek
Salavat verelim Muhammede salavat
(Ceket giydirme) - Giydireyim sana bir ceket çuha
Mevlam rahmet etsin Hz. Nuh'a
Kabirde azap gelmesin ruha
Hz. Nuh'un ruhuna,
BeÅŸ vakit sahibine, din gayretine, islam kuvvetine,
Şanlı Türkiye Cumhuriyetimizin eyyamı Devletine
AÅŸk ile diyelim bir Allah Allah


(Şapka Koyma) Muşunada deli gönül muşuna
Kim karışır yaradanın işine
İşte geldi kondu devlet tacı güvey beyin başına
Başı devleti yiğitler, ömrü uzunu ola
Şalavat verelim Muhammedin gül cemaline salavat
İsmin namın şöhretin anılır zade
Adın Ali kitabın Kur'an-ı Azizmuşan
Ahritte yoldaşın olsun Muhammed
Bizde olduk ona ümmet
Adı güzel Muhammed ruhuna
BeÅŸ vakit sahibine, din gayretine, islam kuvvetine,
Şanlı Türkiye Cumhuriyetimizin eyyamı Devletine
AÅŸk ile diyelim bir Allah Allah
(Son Dua) Sedri bedri Alem Seyid'i Ali Adem
Tahayasin, Ebu Kasım ruhu için
Bu işin mübarekliği için
Allah rızası için, rızaellil Fatiha.
Duadan sonra güveyi donatan,
Güveyi donattım çok meşakkat verdi bize
Güveyi ile sadıç size, elbisesinin bohçası kaldı bize
Salavat verelim Muhammede Salavat.
Diyerek töreni tamamlanır.
Bundan sonra Sağdıç babası, damat ve sağdıç, orada bulunan büyüklerin ellerini öper, bu sırada orada bulunan topluluğa gençlere kuruyemiş, çerez dağıtılır. El öpme bittikten sonra Büyük Başağa'nın görevlendirildiği, evlilik usulünü bilen, evli bir delikanlıya güvey teslim edilir. Bu kişiye güveyi hocası denir. Herkesle selamlaştıktan sonra güveyi ile hocası sağdıç evine dönerler. Odada güveyinin oturma yeri vardır. Başkası oturamaz. Oturan olursa güveyi gerdeğe girdikten sonra Başağa onlara ceza verir.
Güveyinin teslim edildiği hocası, güveyinin her şeyinden sorumludur. Örneğin güveyi odada ve camide ayakkabı çıkarınca ayakkabıların muhafazası ona aittir. Güveyi ayakkabısını çalan Hocasından bahşiş alır.

G)Gelin Alma:

Düğünün üçüncü günü gelin civar köylerden getirilecek ise düğün alayı sabah saat 9.00 da köyden ayrılır. Gelin aynı köyden ise ikindi namazını müteakip, davul-zuma eşliğinde seğmen alayı düzülerek gelin almaya gidilir. Gelin evine varıldığında bayrak kız evine dikilir. Gelin hazırlanıncaya kadar gençler halay çeker.
Seğmen şu düzen üstüne kurulur: En önde kılavuz vardır. Elinde eskiden kılıç olurdu, şimdi ise ucu püsküllü sopa taşır. Onun üç adım gerisinden bayrakçı, bayrağın iki tarafında silahlı bayrak muhafızları (şimdi onlarda ucu püsküllü sopa taşır), bunların üç adım gerisinde seğmen dizilir. İlk sıra beşli olur, ortada üçü seğmen yandaki kişi bıçakçı olur. Eskiden bıçakçıların elinde tüfek olurdu, şimdi sopa bulunmaktadır. Seğmenin çokluğuna göre üç veya dört sırada bir bıçakçı konur, seğmen tek sıra olarak
Seğmen'in kuruluşuna köyün bütün delikanlısı katılır misafirlerden isteyende seğmene katılır. Seğmenin düzenlenmesinden ve disiplininden yürüyüşünden Başağa'lar sorumludur. Seğmeni kalabalık düğün daha muteber sayılır.
Seğmenler kız evinin bulunduğu yere geldiğinde, düğün sahibine ikramlarda bulunur, o da bahşişini verir. Çeşitli oyunlar oynanır, halay çekilir davul-zurna çok yanık havalar çalar.
Gelin giydirmeye oğlan evi tarafından özellikle evlenip boşanmamış iyi yuva kurmuş kadınlar gönderilir. Hazırlanan gelini en son babası veya ağabeyi tarafından uygun bir bel bağı bağlanır, eller öpülür, gelinin hazır olduğunda haber verilir. Bu sırada gelinin kardeşi veya yakını kapıyı kilitler bahşiş aldıktan sonra kapı açılır. Gelin ata bindirilir yanında oğlan tarafının atlara bindirilmiş yengeleri de bulunur (şimdi arabaya bindirilmektedir.) Kız evi ile vedalaşarak ayrılır. Daha önce alınmış olan düğün eşyaları da kız evinden damat evine taşınır. Bu arada kız evinin önünde seğmene bahşiş olarak bayrağa 4-5 metrelik takı takılır.
Gelini alan seğmen alayı yürüyüşe geçer. Kısa bir süre geziden sonra cami önünde durarak dua okunur.
Bu arada gelinin ana nevinden çıktığının işareti olarak gelinin işlemeli yüz yastığı orada bulunan fakir bir çocuğa verilir, o çocuk yastığı doğruca güveyiye götürüp bahşişini alır. Seğmen alayı oğlan evine geldiğinde bayrağa bir takıda oğlan evi tarafından takılır. Seğmene birer mendil dağıtılır.
Gelinin yüzü kapalı ve üzerine ipekli poşu örtülmüştür. Gelinin koluna girmiş olan yengeler, gelini oğlan evinin eşiğine kadar getirilen Gelin eşikte dururken düğüne iştirak edenlere şeker atılır Gelinin başına buğday, para serpilir (saçılır). Gelin önüne tutulan tereyağından parmağı ile kapının üst eşiğine bulaştırır. Anlamı: bu özdükce girdikçe, gelinde bu eve iyice öysün, ısınsın, çıkmasın demektir. Şeker tatlılığın, buğday bereketin işaretidir.
Bu arada davul-zurnaya güreş havası çalması söylenir. Ortada kayın baba ile
kaynana güreştirilir. Erkek tutulup yatırılır kadının galibiyeti ilan edilir. Alkışlanarak kutlanır. Bu güreşin anlamı "biz karı koca olarak siz dostların önünde güreşerek bundan böyle çocuk yapmak işine son veriyor, bu görevi evlendirdiğimiz oğlumuza veriyoruz" demektir.
Gelinin oğlan evine teslimi bittikten sonra seğmen düğün odasına çekilir. Başağa'lar düğün sahibine hayırlı Uğurlu olmasını dilerler. Alacaklar borçlar ödenir, helallaşılır, bu merasim son bulur.
Güvey oğlan evinde önceden hazırlanmış gelin odasına alınır. Hoş geldin diyerek dinlenmesi sağlanır. Gelin ile beraberinde gelen yengeler gelin odasını düzenler, yatağını yapar, sağdıç veya küçük bir oğlan yatağın üstüne atılır ve yuvarlanır.
Yatsı namazını camide kılan güveyi, hoca ve arkadaşları eşliğinde evine götürülür, eskiden eve götürülürken ilahi söylenirdi. Damat eve geldiğinde dini nikah yapılmamışsa nikahı kıyılır. Gelin odası kapısında hoca dua eder. Damat büyüklerinin ve babasının elini öper damadın arkadaşları sırtına yumruk vurarak odaya sokarlar. Odaya giren damat kapı içme konulmuş su dolu bir kabı teper, gelin ayağa kalkarak eşini karşılar, bu arada gelinin yanında bulunan ve yenge adı verilen kadın damatla gelini el ele tutuşturur.

Bahçeden nar getirdim
Sana bir yar getirdim
Bana arkadaÅŸ sana yoldaÅŸ
der ve çıkar.
Damat eşi ile konuşmak ister, gelin naz eder, damat onu konuşturmak için hediye verir, konuşturur, buna söyletme denir. Söyletmeden sonra gelinle damat ikişer rekat namaz kılarlar tatlılarını ve tavuk yerler, daha sonrada bakireliğin nişanı çarşafı sağdıç anasına verirler.
Gerdek sabahı akraba ve komşu kadınların katılımı ile gelin evinde kısa bir eğlence tertiplenerek tef çalınarak oyun oynanır, hayırlı olsun dileğiyle gelinin duvağı açılmış olur.

h) Güveyi Daveti:


Düğünden on-onbeş gün sonra gelin ve damat, gelinin babası tarafından davet edilir. Bu davette köyün ileri gelenleri ve damadın arkadaşları bulunur. Eller öpülür, Baba hediye olarak genelde kızına bir tarla veya sığır cinsinden bir hayvan hediye eder.
Yeni gelin ve damat düğünden birkaç gün sonra akrabaları dolaşarak el öperler, gelinin evinden getirdiği hediyelerini verir ziyaretler yapılır.

 

Yorum ekle


 

Copyright © Osman Ozdemir